23 Eylül 2017 Hoşgeldiniz
BIST 104.123
DOLAR 3,4953
EURO 4,1785
--
ALTIN 145,83
Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce

3 Tane Filistinli Mescid’i Aksa İçerisinde Öldürüldü

kategorisinde, 14 Tem 2017 - 21:47 tarihinde yayınlandı 131 defa okundu
3 Tane Filistinli Mescid’i Aksa İçerisinde Öldürüldü

Mirasımız Derneğinin Genel Başkanı görevinde bulunan Muhammet Demirci, İsrail polislerinin tarafından Mescid-i Aksa içerisinde öldürüldüğü açıklanan 3 kişinin İsrail kimliğini taşımış olduğunu belirtti.

Sonrasında ise, “İsrail ne yaparsa yapsın, Filistinli gençler Kudüs’ü ve Mescid-i Aksa’yı sahipsiz bırakmayacaktır.

Demirci, yaptığı açıklamada bugün Mescid-i Aksa’da vahim bir olayın yaşandığını ifade ederek, Müslümanların cuma namazını Mescid-i Aksa’da kılmak için Filistin’in çeşitli bölgelerinden Kudüs’e doğru yola çıktığını, ancak sabahın erken saatlerinde Mescid-i Aksa’ya ulaşan üç Filistinli gencin İsrail polisi tarafından katledildiğini ifade etti.

Bunun üzerine Mescid-i Aksa’nın ibadete kapatıldığını, bu şekilde cuma namazının da yasaklanmış olduğunu dile getiren Demirci, şöyle devam etti:

“İsrail özellikle son bir haftadır yoğun bir şekilde Kudüs ve Mescid-i Aksa’ya yönelik çeşitli faaliyetler yürüterek Kudüs’ün tamamen Yahudileştirilmesi, Mescid-i Aksa’nın da artık yıkılarak yerine tapınağın yapılması gerektiği propagandasını yapıyordu. Geçtiğimiz ay içerisinde Mescid-i Aksa’nın altına kazılan tünellerde İsrail Bakanlar Kurulu’nun toplanması da buna yönelik bir faaliyetti. İsrail’in Mescid-i Aksa’ya yönelik yıkım faaliyetlerinin artması üzerine Filistinli Müslümanların Aksa duyarlılığı en üst düzeye çıkmış ve ilk kıblelerini boş bırakmamak için sürekli nöbetleşme halinde Mescid-i Aksa’da olmaya başlamışlardı.”

Öldürülen 3 kişinin iki ayrı İsrail kontrol noktasından geçerek Mescid-i Aksa’ya girdiğini, ilk kontrol noktasının Kudüs’ün, diğerinin ise Mescid-i Aksa’nın giriş kapısı olduğunu kaydeden Demirci, Filistinlilerin buradan kontrol edilerek içeriye alındığını dile getirdi.

Demirci, “Hal böyle iken, harem bölgesinde ‘bıçaklı saldırı’ iddiası korkunç bir gülünçlüktür. Mescid-i Aksa’ya giren gençler ellerinde bıçak olsa dahi, bu mümkün değildir, kontrol noktalarından bıçakla geçmek imkansızdır. Aksa avlusunda nasıl ve kime yönelik bir eylem yapacaklardı? Zira Aksa’ya Müslümanlardan başkasının girmesi yasak.” değerlendirmesini yaptı.

İsrail’in bu eylemiyle yıllardan beri hayalini kurduğu tapınağı inşa etmek için fırsat oluşturmayı amaçladığını ifade eden Demirci, İsrail’in hedefinin Mescid-i Aksa’yı önce kapatmak, sonra da yıkmak olduğunu kaydetti.

Demirci, Müslümanların bu duruma sessiz kalmasının İsrail’in en büyük kozu olduğunu dile getirerek, şunları kaydetti:

“Bugün Mescid-i Aksa’da yaşanan katliamın bir diğer dikkat çeken yanı ise katledilen Müslüman gençlerin İsrail vatandaşı olmasıdır. Müslümanların 1948 toprakları olarak andığı Ummül Fehm şehrinden olan gençler İsrail kimliği taşımaktadırlar. İsrail’in 1948’de işgal ettiği Filistin topraklarında kalan Müslümanlar İsrail vatandaşıdır. Bugün Mescid-i Aksa’da İsrail polisi kendi vatandaşlarını katletmiştir, bu da İsrail açısından vatandaşlığın bir öneminin olmadığını, söz konusu Müslüman ise öldürülmesi gereken varlık olarak görüldüğünün açık delilidir. Şurası çok açıktır ki İsrail ne yaparsa yapsın, Filistinli gençler Kudüs’ü ve Mescid-i Aksa’yı sahipsiz bırakmayacaktır. Duyarlı dünya Müslümanları da Filistinlilerin yanındadır. UNESCO’nun ‘Mescid-i Aksa ile Yahudiliğin bir alakası yoktur’ kararı İsrail’in gözünü iyice döndürmüş ve adeta kanla oynamasına neden olmuştur. Bu oyun İsrail’in sonu olacaktır.”

YORUM YAZ